Gunaydin gunaydin uzun aradan sonra ilk defa, sabahin korunde planli bir sekilde ayaktayim. İnsanin uyku duzeni olunca daha mutlu oluyor ve yararli bisiler yapmaya daha yakin oluyor. Zaten buaralar yaptigim dalginliklar yuzunden kendime guvenim sarsildi, uyku onemli…
Hımm şu dakikadan itibaren ne Facebook hesabım var nede Twitter. Bakalım bu şekilde yaşamımı surdurebilcem mi? Bilmiyorum bole sebepsiz sinirleniyorum gibi gozukuyor ama aslında bu paylaşım deliliğinin içinde bulunmak istemiyorum. Belkide ben ayarlayamıyorumdur bilmiyorum ama twitter facebook o kadar çok paylaşım var ki insanların birbirini aramasına gerek kalmıyor heralde?! Herkes herşeyini zaten biliyor, bide abuk sabuk yok arkadaşının arkadaşı, yok sadece iki gun zaman geçirdiğin insan, yok birlikte çalıştığın ama sevmediğin işarkadaşların, onlar ekleyince mecburen sende ekliyorsun filan…Arkadaş listen bi bakmışsın 500 kişi ama ihtiyacın oldugunda arkadaşın sadece 3 veya 4, burda bir yanlışlık var. Paranoya mı oldun diceksiniz ama alakası yok, insan bu şekildeki sitelerde ister istemez sevdikleriyle olan fotoları ve anları paylaşmak istiyor, bende ole. Ama sonra aklına geliyor 20 samimi arkadaşın haricinde 400 uzaktan tanıdığın kişiyede yorum hakkı veriyorsun. Senin ozeline girmis gibi bisey oluyor. En azından ben bole dusunuyorum (şimdilik). O yuzden daha ilkel bir yaşama MERHABA.
Winning is not everything, its the only thing.
Sizce bu soz dogru mu? Ne kadar dogru? Yani hakikaten bir spor karşılaşmasında tek önemli olan şey kazanmak mı? Maç bitiminde skor tabelasında ne gosteriyorsa sen o kadar kazanmış o kadar kaybetmiş misin? Daha derine inelim tek ilgilendiğin istatistikler mi yani rakamlardan oluşan değerler mi yoksa başka değerleri biraz görmemezlikten mi geliyoruz?
Bu tur bi çelişkiye öncelikle örnekler vermek isterim… Mesela hakemin görmediği bölümlerde karşı tarafın oyuncusunu sakatlamak veya ne bilim sakatlamayı boşver, çok ağır küfürler etmek, oyundan düşürmek? O şekilde oynadığın bir maçtan sonra rahat uyuyabilir misin? Yoksa antrenörünün göz bebeği misin artık? İstediğin bu mu ki bir düşün, bole mi para kazanmak istiyorsun veya anılmak?Oğluna “Oğlum ben top oynarken sahaya pis işler yapmaya girerdim küfür edip karşı oyuncuları sakatlardım” bunu mu anlatacaksın?Yanlış anlaşılmasın sahada en sert faulleri ben yaparım ama kimseyi sakatlamak için değil,basketfaul olmasın,oyuncu bir dahakini atarken çekinsin falan filan şimdi bunları yazmanın sırası değil. Bide takım sporlarında istatistik diye bir sıkıntı var. Mesela aynı evde kaldığın oyuncuya ihanet edip sahaya sadece kendin için oynamaya çıkar mısın? (20 sayı 20/7 isabet ve kaybettiğiniz maçtan sonra eminim şuanki çoğu oyuncunun umrunda olmaz takım :) Arkadaşınsa savunma yaptı, kapamalara geldi,picklerin hepsi sağlam,kendi oyuncusu bir tane bile h.ribaundu almadı, faullerini takım için kullandı ve hücumda 1de1 isabet sadece :) Hahaha komik geldi şimdi :))
Antrenörün peki? Her pozisyona itiraz eden, tek işi hakemleri etki altına almaya çalışan, bilerek teknik faul alan ne demek ya? Önce sorarlar adama sen bilerek molalarını alıyor musun, oyuncu değişikliklerin yerinde mi sence diye? Sonra bilerek teknik faul alıyorsun. Hımm bide oyuncularının bazılarını çok açık şekilde kayıran koçlar var ki onları yukardakine havale ediyorum.Ya konuşma yapmaya gelince hepimiz aynı gemideyiz di mi? Oynatmadığın oyuncularını yerin dibine sok zaten uç kuruş para alıyorlar sana katlanıyorlar, oynattığın oyuncununda dibinden ayrılma yalakalık yap. Ya senin aklından tam olarak ne geçiyor sen nasıl bir kişiliksin nesin sen?! Karakter koy biraz bi görelim, yabancı oyuncunun kaprisini ne kadar çekiyorsun?İdmanı yavaşlatıyor veya protesto ediyor diye idmandan mı attın?(Irkçılık değil ama boyle bir gerçek var)BENİM GÖZÜMDE ANTRENÖR SENSİN! SENİN İÇİN HER HÜCREMİ SAHAYA KOYARIM! Ama nerede böyle antrenör?
Gelmek istediğim nokta şu; maçı kazanmak, para kazanmak için karakterini satar mısın? Bence sporda bile iyi ve kotu karakterler var. Hem oyuncularda hem antrenörlerde.
Bunlar sadece birkaç örnek daha bunlara o kadar çok eklenebilir ki… Sporun heryerinde var, menejerinde, yoneticisinde bile var. Onlarda sonuçta para kazanmak için veya daha az odemek(hakkını vermemek) için kotu insan olabilirler, karakterlerini satabilirler.BENCE PARA ENDEKSLİ BİR KARAKTER EROZYONU VAR. Umarım bunun onüne geçilir ve ilham aldığımız antrenörler, oyuncular ve menajerler yetişir, beraber oynarız, beraber çalışırız…
Bu yazım hiçbir kişiye veya hiçbir takıma yönelik yazılmamıştır, eğer okuyan biri olursa. :)Ha bide ben yazar değilim hoşgörün biraz…